top of page

İş Hacmi Düştüğünde mi Zora Girilir, Çok İş Yaparken mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Research Team
    Research Team
  • 18 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Kontrolsüz Büyümenin Görünmeyen Riski


Bir şirket düşünelim...

Son iki yıldır işler yolunda gidiyor. Siparişler artmış, müşteri portföyü genişlemiş, ciro büyümüş. Yönetim tarafında genel bir rahatlık hâkim. “İş var, sorun yok” yaklaşımı baskın.

Ancak finans tarafında giderek daha sık dile getirilen bir tespit var:


“Kârlıyız ama kasadaki para azalıyor.”


İlk bakışta bu durum çelişkili görünür. Yeni siparişler gelmeye devam eder, üretim kapasitesi doludur, satış ekibi yoğun çalışır. Operasyonel göstergeler, işlerin sağlıklı ilerlediği izlenimini verir.


Ancak zamanla küçük ama kritik sinyaller ortaya çıkmaya başlar. Tahsilat vadeleri uzar, kısa vadeli kredi kullanımı artar ve bankalar yeni finansman taleplerinde daha temkinli bir duruş sergilemeye başlar.


Aynı Şirket, Farklı Bir Dönem


Şimdi aynı şirketi birkaç yıl geriye götürelim.

Bu kez tablo tersine dönmüştür. İş hacmi daralmış, satışlar düşmüş, nakit akışı zayıflamıştır. Ortam gergindir ancak sorun nettir, sabit giderler ve finansman ihtiyacı şirket üzerinde baskı yaratmaktadır.


Bu dönemde yönetim daha hızlı ve kararlı aksiyon alır. Giderler gözden geçirilir, vade yapıları kısaltılır, finansman ihtiyacı daha disiplinli biçimde planlanır. Zor bir dönemdir, ancak risk açıktır ve görünür durumdadır. Asıl fark burada ortaya çıkar: Şirketleri en çok zorlayan dönem, işlerin daraldığı zamanlar değil işlerin hızla büyüdüğü zamanlar olur.


Asıl Tehlike: Kontrolsüz Büyüme


İş hacmi düştüğünde risk daha kolay fark edilir. İş hacmi hızla büyüdüğünde ise risk çoğu zaman sessizce birikir. Uzayan tahsilat vadeleri, artan işletme sermayesi ihtiyacı, maliyet baskısı ve plansız kredi kullanımı, büyümeyi kırılgan bir yapıya dönüştürür.


Sorun iş yapmak değildir. Sorun, yapılan işi hangi nakitle, hangi vadede ve hangi risk düzeyinde taşıdığını yeterince net biçimde yönetememektir.


Bankalar Bu Tabloyu Nasıl Okur?


Bankalar yalnızca bilançoya bakmaz. Değerlendirme sürecinde aşağıdaki sorular doğal olarak gündeme gelir:


·       Bu büyüme sürdürülebilir mi?

·       Nakit akışı bu tempoyu uzun vadede taşıyabilir mi?

·       Şirket büyürken finansal risklerini ne ölçüde yönetiyor?


Bu sorulara net ve tutarlı cevaplar verilemiyorsa, finansman maliyetleri yükselir, vadeler kısalır ve teminat talepleri artar. İş hacmi büyümeye devam etse bile, şirketin finansal hareket alanı daralmaya başlar.


Şirketler iş hacmi daraldığında da zorlanabilir, hızlı büyürken de ancak en yönetilmesi güç dönemler, işlerin iyi gittiği ve risklerin görünmez hâle geldiği zamanlardır. Asıl farkı yaratan unsur, yapılan işin miktarı değil, bu işi sürdürülebilir biçimde taşıyabilecek finansal dengeyi zamanında kurabilmektir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page