Yönetim Danışmanlığı
Tekstil ve Moda
Temel Dinamikler
Kendi perakende markasıyla faaliyet gösteren köklü bir tekstil ve hazır giyim üreticisi, tasarımdan üretime ve dağıtıma kadar değer zincirinin tamamını yönetiyordu. Güçlü bir marka bilinirliğine sahip olsa da, uluslararası alıcılar ve bireysel tüketicilerden gelen sürdürülebilir odaklı beklentiler karşısında artan bir şeffaflık ve denetim baskısı altındaydı. Karşılaşılan temel sorunlar arasında; su ve enerji yoğun üretim süreçlerine yüksek bağımlılık, tedarik zincirinde sınırlı şeffaflık ve güvenilir bir iklim ya da sosyal sorumluluk stratejisinin yokluğu yer alıyordu. Organik kumaşlar ve geri dönüştürülmüş ambalajlar gibi alanlarda tekil sürdürülebilirlik adımları atılmış olsa da, stratejik kararları yönlendirecek veri temelli ve ileriye dönük bir yapı mevcut değildi. Buna paralel olarak artan işletme sermayesi ihtiyacı ve enflasyon baskısı likidite yönetimini zorlaştırırken, mevcut finansman yapısı sürdürülebilirlik hedefleriyle ve gerek yerel gerekse AB Yeşil Mutabakatı kapsamında gelişen düzenleyici beklentilerle örtüşmüyordu. Şirket yönetimi, stratejisini yeniden yapılandırmak, sürdürülebilirlik bağlantılı finansman olanaklarına erişmek ve uzun vadeli dayanıklılık kapasitesini artırmak amacıyla danışmanlık desteğine başvurdu.
Vaka Çalışması
Dönüşüm Başlığı
- Şirketin iç kapasitesi ile piyasadaki sürdürülebilirlik ve şeffaflık beklentileri arasında yapısal bir uyumsuzluk bulunmaktaydı. Sürdürülebilirlik tahütleri güvenilir veri ve raporlamayla desteklenemediğinden, kurumsal itibar açısından yeşil aklama riski oluşuyordu.
- Operasyonel düzeyde, enerji ve su kullanımındaki verimsizlikler hem maliyet baskısını artırıyor hem de yeşil tedarik zinciri iş birlikleri için uygunluk kriterlerini karşılanmasını engelliyordu. Finansal açıdan ise, şirket geleneksel borçlanma araçlarıyla sınırlıydı ve sürdürülebilirlik girişimleri ne yatırımcılar ne de müşteriler nezdinde değerlendirilmeye alınmıyordu.
- Entegre bir sürdürülebilirlik yol haritası ve sürdürülebilir finansman stratejisinin yokluğunda, şirket hem B2B hem de B2C segmentlerinde rekabet etme kabiliyetini kaybetmeye başlamıştı.