top of page

Sermaye, Şeffaflık ve Dijital Dönüşümün Kesişiminde Bankacılık

  • Yazarın fotoğrafı: Research Team
    Research Team
  • 3 Tem
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 14 Tem


ree

2025 yılı itibarıyla küresel bankacılık sektörü, sermaye yeterliliği kurallarının sıkılaşması, sürdürülebilir finansal ürünlerin hızlı büyümesi, iklim odaklı düzenlemelerin etkisini artırması ve dijitalleşmenin yön verdiği yapısal değişimlerle çok katmanlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm yalnızca düzenleyici uyumu değil; stratejik pozisyonlanmayı, rekabet gücünü ve sermayeye erişim koşullarını da yeniden şekillendirmektedir. Öne çıkan altı eğilim, sürdürülebilirliğin artık bankacılığın merkezinde yer aldığını açıkça ortaya koymaktadır.

1. Basel IV ile Sermaye Yapısı Yeniden Tanımlanıyor

1 Ocak 2025’te Avrupa’da yürürlüğe giren Basel IV, bankaların içsel risk modellerine sınır getirerek %72,5’lik “output floor” ile risk ağırlıklı varlık hesaplamalarına yeni bir taban getirdi. Avrupa Bankacılık Otoritesi’ne göre, büyük bankalarda asgari Tier-1 sermaye gereksinimi ortalama %8,6 artacak. Bu artış, özellikle kurumsal kredilerde maliyetleri yukarı çekebilirken, düşük karbonlu varlıklara daha düşük sermaye yükümlülüğü getirilmesi, sürdürülebilir kredi portföylerinin büyümesini destekleyebilir.

2. IFRS S1 ve S2 ile Sürdürülebilirlik Verisi Şeffaflaşıyor

IFRS Vakfı’na göre Haziran 2025 itibarıyla 36 ülke IFRS S1 ve S2 sürdürülebilirlik raporlama standartlarını benimsedi veya ulusal mevzuatlarına entegre etme sürecindedir. Bu standartlar, iklim ve sürdürülebilirlik risklerinin şirket değerine etkisini karşılaştırılabilir ve güvenilir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Bankalar artık sürdürülebilirlik verilerini tutarlı şekilde analiz edebilecek, karbon yoğun sektörlerde risk fiyatlamasını daha net yapabilecektir.

3. Net Sıfır Taahhütlerinde Geri Adımlar ve Belirsizlik

Net Sıfır Bankacılık İttifakı (NZBA), 2025’te hedef tanımını “1,5°C uyumu”ndan “Paris Anlaşması’yla uyumlu, 2°C’nin altında” hedefe çekti. Bu değişim, bazı büyük bankaların ittifaktan ayrılmasına yol açtı ve toplam varlık gücünde %22 düşüşe neden oldu. Aynı dönemde fosil yakıt finansmanı %25 artışla 429 milyar dolara ulaştı. Bu gelişmeler, gönüllü taahhütlerin sınırlı etkisini ve daha güçlü düzenleyici teşviklere olan ihtiyacı gösteriyor.

4. Etiketli Tahvillerde Rekor Düzey

2024’te yeşil, sosyal, sürdürülebilir ve geçiş tahvilleri toplamda 1,1 trilyon dolarlık ihraçla tarihi rekor kırdı; toplam piyasa büyüklüğü 6,2 trilyon dolara ulaştı. Bu tahviller, yükselen sermaye maliyetlerine karşı düşük getiri beklentisi ile bankalara sermaye verimliliği sunuyor. Bu enstrümanlar, bankaların bilanço yapısını optimize etmelerini sağlarken yatırımcı gözünde sürdürülebilirlik performanslarını güçlendiriyor.

5. Dijital Paralar ve Tokenleşme ile Yeni Finansal Altyapılar

137 ülke, yani küresel GSYH’nin %98’ini temsil eden ekonomiler, Merkez Bankası Dijital Parası (CBDC) üzerinde çalışıyor. Hindistan’ın e-rupi pilotu 122 milyon dolar hacme ulaştı. CBDC’ler, sınır ötesi işlemleri hızlandırarak karbon kredisi ve sürdürülebilir tahvil işlemleri için likit bir altyapı sunuyor. Stabil koinlerdeki duraksama ise, bankaları daha güvenli ve regülasyona uyumlu alternatiflere yönlendiriyor.

6. Yapay Zekâ ile İklim Riski Modellemesi

2024–2025 döneminde bankalar, iklim değişikliği kaynaklı fiziksel riskleri kredi kararlarına entegre eden yapay zekâ destekli modeller geliştirdi. Bu modeller, gerçek zamanlı veriyle çalışarak temerrüt olasılığını ve sektör hassasiyetlerini daha isabetli biçimde analiz ediyor. Böylece yeşil yatırımların risk-fiyat ilişkisi doğru kurulurken, sermaye tahsisi de daha verimli hale geliyor.

Stratejik Yol Haritası: Uyumdan Rekabetçiliğe

• Düzenleyici Zemin: Basel IV ile sermaye yapısı yeniden tanımlanırken, IFRS S1-S2 sürdürülebilirlik verisinde şeffaflığı artırıyor.

• Sermaye Verimliliği: Sürdürülebilir tahviller ve krediler, yüksek maliyet ortamında bankaların kaynak kullanımını optimize ediyor.

• Dijitalleşme: CBDC ve yapay zekâ, sürdürülebilirlik odaklı finansal akışları hızlandırıyor.

• Politika Açığı: Net sıfır taahhütlerindeki zayıflama, politika yapıcıların rolünü daha kritik hale getiriyor.

Sürdürülebilirlik, Bankacılığın Temel Stratejisi Haline Geliyor

2025 itibarıyla sürdürülebilirlik, bankacılık sektöründe artık yalnızca bir uyum konusu değil; sermaye planlamasının, bilanço optimizasyonunun ve dijital dönüşümün ayrılmaz parçasıdır. Bankalar, dönüşüme yön veren aktörler olarak, riskleri yönetmenin ötesine geçip sermayeyi sürdürülebilir kalkınmaya yönlendirmekle yükümlüdür. Net sıfır hedeflerini somut finansal araçlarla destekleyen, sürdürülebilirlik verisini stratejiye entegre eden kurumlar, bu yeni dönemde rekabet avantajını elinde tutacaktır.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Kurumsal Dayanıklılık

Etkili ve Sürdürülebilir Liderlik 

© 2025 Clymflex

bottom of page